İnsan - Kulluk - Yaradılış Gayesi

BİZE İMDAT EYLE EY YÜCE RESÛL

Mahalle Müslüman, hali ecnebi,
Mumla arar olduk artık edebi,
Habibini gönder tekrar ya Rabbi;
Bu nasıl kulluktur, bu nasıl usûl?
Bize imdat eyle ey yüce Resûl!

Ticarette hile, yalan çok mebzul,
Faizden uzakta kalmamış bir kul,
Yakayı kaptırır, oluruz mes’ul;
Bu nasıl kulluktur, bu nasıl usûl?
Bize imdat eyle ey yüce Resûl!

Mezara girecek yüzümüz yok ki,
Mahşerde diyecek sözümüz yok ki,
Sapıttık; cennette gözümüz yok ki,
Bu nasıl kulluktur, bu nasıl usûl?
Bize imdat eyle ey yüce Resûl!

Zaman âhir zaman, dehşetli asır,
Topraklar verimsiz, hayvanlar kısır,
Günah, haram gırla; o biçim kusur,
Bu nasıl kulluktur, bu nasıl usûl?
Bize imdat eyle ey yüce Resûl!

Sefere koşulan ne at, ne tayız,
Fetih kılıcının ancak pasıyız,
Ecdadın utancı yüz karasıyız;
Bu nasıl kulluktur, bu nasıl usûl?
Bize imdat eyle ey yüce Resûl!

Türlü film oynatır şu televizyon,
Güya kazandırdı bizlere vizyon,
Lağım kanalı bu: Kanalizasyon;
Bu nasıl kulluktur, bu nasıl usûl?
Bize imdat eyle ey yüce Resûl!

İnternet belâlı kirli bir tuzak,
Harama götüren çok hızlı kızak,
Cehenneme yakın, cennete uzak,
Bu nasıl kulluktur, bu nasıl usûl?
Bize imdat eyle ey yüce Resûl!

Sokakların olmuş Şeytan mimarı,
Çatlamış, patlamış iffet damarı,
Her yeri sıvamış günah çamuru,
Bu nasıl kulluktur, bu nasıl usûl?
Bize imdat eyle ey yüce Resûl!

Halil der ki nefse yapalım darbe,
Güzelim camiler olmasın türbe,
Yoksa kalp ve ruhlar olur harabe;
Bu nasıl kulluktur, bu nasıl usûl?
Bize imdat eyle ey yüce Resûl!

İlgili Şiirler