Ey Muhammed biz seni unuttuk unutalı
Olmuşuz perperişan, çaresiz ve zavallı
İsmini dilimizden ne zaman ki düşürdük
Akıl divane oldu, yolumuzu şaşırdık
Pusulasız kaptansız gemide gidiyoruz
Sensiz kaldık, çok ağır bedeller ödüyoruz
Zevkin kölesi olduk, menfaatin zebunu
Çok sevdik dünya aşkı denilen Firavun’u
Soframızda yok yoktu, unutulan şükürdü
Güya kulluktan gaye Allah’a teşekkürdü
Sünnetini terkettik, kör kuyulara düştük
Müslüman meclislerde haram günah bölüştük
İşte budur bedeli senden uzak olmanın
Kudsî tiryakı sende, can çekişen her anın
Divan-ı Nübüvvetin hâtemi, son nebisin
Evliyanın seyyidi, Rahman’ın habibisin
İnsanlığa muallim, mürşid ve mürebbîsîn
Ümmet-i Muhammed’in en kutlu nasibisin
Her ayeti mucize kelâmın hatibisin
Sen cennet romanının yegâne katibisin
Yüreklerin ilacı, merhemi, tabibisin,
Ruhların padişahı, kalplerin sahibisin
Dünyada ahirette mutluluk sebebisin
Sen misilsiz mücevher, eşsiz yakut gibisin
Muhabbetin, sevdanın, aşkın solmaz gülüsün
Bize imdat et lütfen sen Allah Resûlüsün
Eğer imdat etmezsen dinin elden gidecek
Ümmetin hikâyesi acı sonla bitecek
Müezzin feryat figan; ezanları duyan yok
Heybetli camilere iki üç saf bile çok
Hani sen demiştin ya “Namaz dinin direği”
Kulluğa mezar kazdık, alıp kazma küreği
Kazma kürek ne dersen, faiz repo o biçim
Yılanlar zuhur eder dışa çevrilse içim
Kur’an rafta tozlandı, evimiz oldu kabir
Yankesici tüccar çok, zekat veren kırkta bir
Kurbanı kurban ettik, oruca oruçluyuz
Hep zarar, ziyandayız; çok aşırı borçluyuz
Merak edip sormadık, komşumuz aç mı, tok mu?
Vicdan, insaf nerede, acaba bizde yok mu?
Her daim Medine’ye, yanına gelsek bile
Seni anlamadıkça ne yapsak hep nafile
Sen âleme rahmetsin, cümle derde dermansın
Sen Allah’ın katından gönderilen fermansın
Sen hilkatin mayası, ol Habib-i Rahman’sın
Sen sırr-ı hakikate, ayâta tercümansın
Sen kalbi kırıklara, Mü’minlere limansın
Sen sebeb-i necâtsın, sen sahibü’l-Kur’an’sın
Sen fahr-ı kâinatsın, en yüce şeref, şansın
Sen cümle inse, cinne, meleğe komutansın
Sen emsalsiz sevgili, sen en güzel canansın
Sen en çok sevilensin, sen ulu bir sultansın
Umudun adı sensin, kurtuluş sembolüsün
Bize imdat et lütfen sen Allah Resûlüsün
Eğer imdat etmezsen dinin elden gidecek
Ümmetin hikâyesi acı sonla bitecek
Sen “birleşin” dedikçe Müslümanlar dağıldı
İttifak firar etti, ihtilaf karar kıldı
Kardeşler birbirine ihanet etti eyvah
Müslüman coğrafyaya uğramaz oldu sabah
Bebeklerin kanıyla toprak rengi kırmızı
Filistin, mezar oldu; hâlâ yok bizde sızı
Annelerin feryadı titretirken semayı
Henüz biz terk etmedik, şenliği kutlamayı
Ebu Cehil dirildi, kan emiyor Utbe’ler
Müslüman ülkelerde yıkılıyor kubbeler
Boynumuzu bükmüşüz öylece bekliyoruz
Şehitler listesine, rakamlar ekliyoruz
Sana yabancı olduk; hâlimiz yüz karası
Aslımıza dönmenin gelmedi mi sırası?
Sen zalime hüsransın, kafire kıyametsin
Sen cihad sancağısın, zafere alâmetsin
Sen en doğru kılavuz, sahil-i selametsin
Sen dünyada, ukbada çok büyük ganimetsin
Sen adalet dellâlı, sen esrar-ı hikmetsin
Sen tepeden tırnağa serapa merhametsin
Şifre sende Efendim, sen âleme rahmetsin
Sen müjdesin, umutsun, sebeb-i saadetsin
Sen yerde Muhammed’sin, semalarda Ahmet’sin
Sen kıymetli hazine, bize velinimetsin
Sen Rahmanu’r-Rahîm’in serzakir bülbülüsün
Bize imdat et lütfen sen Allah Resûlüsün
Eğer imdat etmezsen dinin elden gidecek
Ümmetin hikâyesi acı sonla bitecek
Halil’in hikâyesi acı sonla bitecek…