Hatıra arşivi adeta geçmiş
Bir adım ileri sekemiyorum
Ruhuma atılmış belki bin dikiş
Sökmek istesem de sökemiyorum
Vuslatı beklerim ömrün güzünde
Emekler dururum dostun izinde
Mıh gibi çakılı kaldım mazide
Başka yöne asla bakamıyorum
Dizde takat bitti, yol neye lazım?
Dilde tat kalmadı, bal neye lazım?
Bülbül lâl oldu, gül neye lazım?
Koklayıp sineme takamıyorum
Dostların hayali sanki her yerde
İlaç var mı hasret denilen derde
Küheylan gibiydim eski günlerde
Şimdi beş basamak çıkamıyorum
Sanki aynalarla her yer çevrilmiş
Ömrüm tepetaklak, takvim delirmiş
Cefa mı, vefa mı, bu nasıl bir iş?
Ruhumu maziden çekemiyorum
Halil yüreğinde ne varsa söksem
Yerine yepyeni filizler eksem
Yılların üstüne kor ateş döksem
Olmuyor, olmuyor; yakamıyorum